TDK’nın Ciddiye Almadığı Tepkilere Karşılık Hukuki Boyuta Taşınanacak Kadın Mücadelesi

0
56
TDK'nın Ciddiye Almadığı Tepkilere Karşılık Hukuki Boyuta Taşınanacak Kadın Mücadelesi
TDK'nın Ciddiye Almadığı Tepkilere Karşılık Hukuki Boyuta Taşınanacak Kadın Mücadelesi

Enerjik ve mücadeleci kadınlar, iyi oysa varlar!

Feyza Altun yeniden elini taşın altına koydu ve yüzümüzü güldürdü…

Feminizmin en çok tartışılan konularından biri dildeki cinsiyetçilik; bunun en bariz örneği de TDK’nın kadına yönelik “tanımlamaları” diyebiliriz.

Zihnimiz dili oluştururken, dil de zihnimizi yönlendirir. Düşüncemizi aracılığıyla kuracağımız “dil” dediğimiz sistemde eğer cinsiyetçilik varsa (örneğin TDK’ya kadar “erkek” kelimesi “mert, içten” anlamıyla tanımlanmışken, “kadın” kelimesi ise “hizmetçi” kelimesiyle denk düşüyor) düşüncelerimizin de cinsiyetçilikten kurtulması zorlaşır.

Mesela “benekli” kelimesinin, dili ve anlamları meşru ışık halkası getiren, bu konuda ülkemizin otoritesi Türk Dil Kurumu’nun sitesinde “regl olmuş kadın” anlamına gelmesi cinsiyetçidir.

Zira biyolojisinin getirdiği doğal, banal bir olayı yaşamış bayan niçin “lekeli” olsun. 

Maalesef fakat yorumlama gereği hissediyorum: Kadınlara özgü olan regl olayını, “kirli” olarak nitelemek, kadını küçük düşürmek yok de nedir?

Daha da kötüsü, böylesine bir cinsiyetçiliğin ve kadın düşmanlığının TDK gibi bir kurum kadar meşrulaştırılıyor olması…

Örneğin flört etmeyi seven/çapkın erkeklere yönelik bu stil ithamlar yokken, kadınlara yönelik bir fazla onur kırıcı “betimleme” var. 

Ayrıca gerçeklikten de uzaktan. “Müsait” kelimesi ne zamandır açıklanmış onur kırıcı bir amaçla kullanılıyor Allah aşkına?!

Kötü yola sapan erkek için böyle değersizleştiren, hatta metalaştıran bir kelime yokken, kadınlar için TDK’nın seçtikleri sona ermek bilmiyor!

Maaşallah her kelimenin yan anlamında kadına bir hakaret var.

Bu kelimeler kadınları kesin tutum kalıpları içerisinde de hapsediyor.

Mesela; bayan hoppa olamaz, neşe saçan, eğlenceli kadın “özgür” olur. Yani “bağımsızlık” olmak iyi değildir. Kadın dediğin “serbest” değil, bunun zıttı olarak “bağlı, kısıtlı” olmalıdır. 

Mesaj bu.

Bu aşağılama ve kadına düşmanlığın, cinsiyetçiliğin dolaylı yoldan meşrulaştırılmasına karşı şüphesiz kadınlar tepkilerini gösterdiler.

Sosyal medyada büyük ses getirdiler. Fakat herhangi bir kazanım gerçekleşemedi. Olay deyiş-i caizse unutuldu gitti.

Bugün Avukat Feyza Altun Instagram hesabından paylaştığı bu gönderi ile TDK sözlüğündeki cinsiyetçi tanımlar içeren her kelimeyi bulmak için takipçilerine çağrıda bulundu.

Bunun da bir sebebi vardı kuşkusuz.

Zamanında yine tepkisini sosyal medya hesaplarından göstermişti.

Özellikle “benekli” kelimesine…

bu vesileyle Feyze Altun’u daha önceden de tanıyoruz. Yeniden bir mücadeleyi sadece sosyal medyada bırakmamış ve mahkeme salonlarına taşımıştı.

Çocuklu kadınların sosyal hayattan dışlanmasına ve izole edilmesine tepki olarak duruşmalara ufak bebeği ile katılmıştı.

Kadınlara yönelik fırsatların eşitlenmesi yönünde daha önce de mahkeme salonlarında başarı kazanmış olan Feyza Altun, bu sefer de TDK’nın cinsiyetçi tanımlamalarına savaş açtı.

Zamanı gelmişti…

“TDK’ya resmi başvuru formu yaptım. Bu iş Birleşmiş Milletler CEDAW komitesinde biter.” açıklamasıyla paylaştığı gönderide, TDK’nın cinsiyetçi tanımlarını kaldırana kadar işin peşini bırakmayacağı açık!

“Dahası kurumunuz toplum kadar verilen hiçbir tepkiyi ciddiye almamış, bu tanımların karşılığı olan onur kırıcı, ötekileştirici, ayrımcı, toplumsal cinsiyet rollerini körükleyen ve kadınlara aleyhinde nefreti körükleyen bu tasvir ve örneklerin DEĞİŞTİRİLMESİNİ, bu muhtemel değilse de KALDIRILMASINI bu tanımlardan zarar gören bir KADIN VE HUKUKÇU olarak talep ve istek ederim.”  

Feyza Altun’a mücadelenin hukuki kısmına öncülük ettiği için fazla teşekkür ediyoruz!

Birleştikçe güçleneceğiz!  

Onedio Yaşam’ı Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

CEVAP VER